11 Ağustos 2011 Perşembe

Doğa + İnsan + Renk


Yazı başlığındaki bu üç unsur cok fark edilmesede büyük bir uyum ve etkileşim içindedirler. Havanın grisi neden herkesi içinde kafein barındıran acı bir içececege ve o ışıklı kutuda romantizm yapmaya yönlendiriyor.. sıcak tutan yünlü seyide eksik ettirmiyor.. kahve dvd ve battaniye diye isim vermedim cünkü bahsettiğim bu üçlünün bileşenlerinde ya da onların unsurlarında bizi çeken seyler olmalı.. battaniyeyi her hasta oldugumuzda annemiz üzerimize örtmeseydi ya da kısın her ürperti geldiğinde ona sarılmasaydık yağmurlu havanın grisinin bizde yarattığı hissi anne sevkatimizle ya da sıcagın verdiği güvende olma hissiyle bastırmıyor olurduk...Hele kahveye ne demeli sıcak içecek mi kalmadı.. Kahve kültürü Amerika'ya özgüdür. Filmin tekinde sanat yönetmeninin yaratıcılıgından cıkanstarbucks ını içen kadın bizi etkiler..

Asıl konuya ilişkin anahtar kelimeleri kafanızda uyandırması için bu girişi yaptım..
Eşyaları bazen görevlerinin dısında daha duygusal görevler yüklüyoruz.. Yazın hasta olanada örtü örtülür kısın olanada.. Yarattığımız etiketler şablonlar yerine gelmezse rahatsız hissederiz.. Eğer bir işin iyi gitmesine yardımcı olacaksa yapın ama dısardan bakınca insanı aciz kılıyor. dönüşen ve değişen şeylerin içinde huzurda hissetmeye calışan insan pek komik gözüküyor..

Yeni bir tarz.. Hep yapmak istediğim..

artık uzun uzadıya yazılar yok.. hazırı alıp başkasına satmak yok.. saksıyı calıştırın anlamsızın içinden mantıklıyı bulun..

10 Temmuz 2011 Pazar

DON lar hakkında..

Neden DON giyiyoruz.. Hangi ihtiyacın çözümü olarak ortaya cıkmış..Acaba bebekken bize alt bezinin verdiği rahatlığımı arıyoruz.. Kıcımızı saran birşeyin olması bizi mutlu mu ediyor..Zaten taa en başından beri insanoğlunun romantizm aşkı doğurmuş herseyi, Don konusundada geri kalmamış bu işin bir numarası Victoria's Secret ı yaratmış.. Neden DONum binlerce dolar olsun.. Belli zaten o kızlar gibi olamıcanız almayın barı abartmayın su DON konusunu.. (benim bu yazıda abarttığım kadar)

7 Haziran 2011 Salı

İPTİDAİ


İlkel hissetmeyi seviyorum. Nasil ilkel hissedilir ve bununla nasıl mutlu olunur ?
İlkel: benim sözlügümde gercek anlaminin disinda ham,islenmemis,saf,duru,ilk gibi anlamlariyla da yer alır.
İlkellikle mutlu olmak kücük seylerle mutlu olmaya benzer. Birazda ozgurlugun ve yalniz kalmanin rahatligina ve mutluluguna.. Ama ozgurlukle ters gibi gozuksede ozgurlugu yaratan akildan yoksun bir sekilde iradesizce yemek yemek ve nefes almak gibidir..
Kalın,dikişli ve kat kat kiyafetlerle degil bol sort ve tisortle (ic camasirsiz) tenini,vucudunu,uzaydaki yerini fark edip,camdan giren ruzgarın serinligiyle,pismemis,cig meyve,sebze ve yemis yemek,arada yasamak icin nefes almak,her nefes aldiginda gunesi koklamak gibi.. En guzel kokudur bu. Yasamin,enerjinin kokusu..Dogada eslik eder ve bir parcasi oldugunu hissedersin her ne kadar ona dusman olsanda koku seni tamamlar vucudunda ona baglidir.Butun bu duygularla ona geri donecektir ya da kokmasin,yeri belli olsun diye..
Umarim bu enerjiyi bu hissettigimi bir gun yakalarsiniz.

26 Nisan 2011 Salı

7 Şubat 2011 Pazartesi

Zzzzz...


Aklimizda ne varsa, mutluysak,huzunluysek,sikintiliysak,hastaysak,agliyorsak,guluyorsak her halimizle bizi en iyi bilen, en yakin dostan ote olan, yumusacik saran, en saf, en korunmasiz halimizle gittigimiz, en guzel hayalleri birlikte yasadigimiz, belki mutlulugumuzu dorukta yasarken tek sahidimiz olan seylerdir yataklarimiz..

Ailenle kavga ettiginde odana kosarak girersin ve butun heybetiyle kollarini acmis bir sekilde yatagin karsilar seni.. Geriye yalnizca kucagina atlamak yorganin icinde sesini gizleyerek aglamak kalir..
Ceker butun huzuntunu adeta.. O kadar cekerki karanlik olur, ardindan isiklar sesler geceyi fark etmezsin.. Biraz daha iyisindir..

Sevdiginle, onun ustunde donerek, ona onu sevdigini soylediginde utancini saklamak icin yorgani kullanarak, sevindiginde ziplayarak telefonda konustugunda yine en yakinin yatagindir...

Bence yataklarimizi kafamizda guven ve mutluluk yeri olarak belirliyoruz.. Buda onlari bizim icin ozel kiliyor.. Onlarla herseyi paylasiyoruz..
Tesekkurler Yatak..

Kaan İçin Politika


Siyaset konu oldugunda butun apolitikligimle yalnizca dinler,eger sen ne dusunuyorsun derlerse "ben bilmedigim icin yorum yapmak istemiyorum." derim..
Ama sanirim bu gozlem ve dinleme isi birseyleri fark etmemi sagladi..
Dunyada pek cok sey bu sekilde surduruluyor,somurerek ve siyaset gibi gunumuz turkiyesinde soz duellosuna donmus bir konuda da insanlarin degerleri,fikirleri ve inanclari somuruluyor..
Nasil ve ne icin yapiyorlar bunu?
Belki simdiki yorumum yasimin ve cahilligimin nedeniyle gulunc gozukecek ama direk dusunduklerimi aciklayacagim..
Oylarin cogunlugunu ne yazikki suruler olusturuyor. Bilincsizce yalnizca kafalarindaki tek birseyle paralel olan kararlar veriyorlar yani somuruluyorlar. Islam,milliyetcilik,ataturkculuk,emekcilik... Insanlar partilerin tutumunu belirleyen bu kavramlari cogunlukla empoze yoluyla benimsiyorlar.. Ailelerinin etkisinde yalnizca bu fikirlere yaranabilmek icin yanlis tercihler yapiyorlar.. Sagcilar bu etki altinda kalma konusunda daha basarililar.. Ama ote yandan solcular yalnizca sagci karsiti olarak sol partileri gordukleri icin oy veriyorlar aslinda onlarda ataturkculuk adi altinda somuruluyorlar.. Soylediklerimi bir kenara birakirsak benimde sagci olmadigim icin ikinci secenege gitmem icraat olmadigi halde somurulmem gerekir.. yalnizca muhalefet olmak icin bilmeden etmeden bir taraf tutmak yanlistir,cahilliktir..
Yanlis ve cahil gozukmek istemedigim icin turkiyede siyaset,siyaset icin yapilana kadar apolitik kalacagim..